Amcam Beni Sikmek İstediğini Söyledi

Yanımda çırıl çıplak uzanıp ilk kadın hanıma deneyimini resmen yaşayarak anlatmıştı Tuğçe. Göğüs uçları devasa olmuştu yine. Parmakları kadınlığının sıvıları ile ıslanıştı içine girip çıkarken.

“Burada olsun ister miydin?” diye sormuş oldum Tuğçe’ye. “aslına bakarsak…. Güzel bir intikam olabilir!” diye gözleri parlayarak döndürdü yüzünü bana. “Onu benim için siker miydin?” diye sordu. “Ve bunu da kayda almama kızmazsın değil mi?” diye sinsince gülümsedi. Peşinden bir kahkaha patlattı… “Bu fikri sevdim” diye dudaklarıma yapıştı. “sikersin ve filme alırım değil mi, ne olur harp” diye kıvranarak göğüslerimin üzerine çıktı. Kadınlığını aletimin başına dayayıp küçük küçük dokundurup geri çekmeye başladı. “gösterip de vermemekte yeni bir boyut… Dokundurup da sokturmamak” diye güldüm bu hareketine Tuğçe’nin… “Yaaa.. Ne olur… kırma beni, sana benim yöntemler sökmez biliyorum, fakat senin kabul etmenin de yolu var onu biliyorum” diye güldü elleriyle göğsüme bastırırken hafifçeçe.

“Olabilir…” diye yanıtladım. “mesela…. Benimle beraber kimi becermek isterdin” diye kıvırdı belini gene tam aletimin üzerinde ve yavaş yavaş kaydırdı kendini geriye doğru… “Aynı dilden mevzuşmaya başladık” diye yanıtladım. Dizlerinin üzerine öne doğru kaykıldı Tuğçe. Aletimi sapında kavrayıp sırıl sıklam kadınlığının içine kaydırdı tek hamlede. Öylece oturdu bir süre. “Onu sikerken kıskanmayacak mısın beni?” diye sormuş oldum. “Seni hep kıskandım işin yani, fakat asla haiz olamayacağımı biliyorum…” diye yanıtladı Tuğçe. “Peki sen?” diye sordu. “Hep arzuladım…. Sen her insana gösterip vermiyordun, ben de fırsatları değerlendiriyordum. Sonra evlendin ve gittin” diye yanıtladım. “Belli. Elif, Emel, Demet… yarım yarın anlattın hep… tanrı bilir kimler var daha” diye güldü Tuğçe aletimin üzerinde oturup kalkarken. “Aklıma ne geldi, yangın merdiveni….. ” diye gülmeye başladı. “Kimdi aşağı kaçan” diye güldü. “Çiğdem Hanım, aşağı değil yukarı… Gerçi daha daha aşağılarda çok eğlendik” diye yanıtladım… “Oha…. Müdürünün karısını da mı becerdin, bununla birlikte şirkette” diye hızla oturdu aletimin üzerine şaşkınlıkla. “Evet…” diye yanıtladım. “Oğlum onu iyi mi becerdin kaşla göz arasında.” diye sordu gülerek. “ama o da taş şeklinde karıydı be… Etine butuna dolgun, esmer güzeli, boylu, poslu, kalçalı, göğüslü… Ne seksi giyinip gezerdi şirkette” diye iç geçirdi. Ben bile bakardım yırtmacından donunun rengini görmeye. Diye ekledi gülerek. “Demet’in annesi.” diye yanıtladım. “Yok artık… Onun ne alakası var!” diye şaşkınlıkla sordu Tuğçe… Ben pis kirli sırıtınca… “Yuuuuhh… analı kızlı mı siktin onları sen” diye güldü Tuğçe. “Şey.. Acaba beni o aralar becerdin de benim haberim mi yok… Gerçi bu içimdeki koca şeyi yiyip unutmak yada hatırlamamak mümkün değil.” diye ekledi. “Evet … yani … Evet… fakat ayrı ayrı kısaca” diye güldüm. “Oğlum sen de damızlık boğa şeklinde, önüne geleni yatırıp sikmişsin… Ben iyi kurtulmuşum elinden” diye güldü Tuğçe… “kısaca işte tavsiye diyelim… diye yanıtladım. “nasıl şu demek oluyor ki tavsiye?” diye sordu Tuğçe öncelikle şaşkınlıkla. Sonra da eğilip dudaklarıma bir buse kondurdu. “Dur dur anladım… Sen şimdi her siktiğini bu şekilde saatlerce sikiyorsun, tabi milletin diline vuruyor, ondan duyan ve azan sana geliyor öyle mi!” diye kahkahayı bastı. “Var ya, o zamanlar şirkette olmasam, Çiğdem Hanım’ın, Demet’in ve diğer kızların sana ilgisini… Dur seeen… Şimdi anlamış oldum…. ” dedi Tuğçe. Gözlerini kıstı eskiyi hatırlamaya çalışırken… “neyse, sen Çiğdem’i anlat bakiim” diye eğilip dudaklarıma bir buse kondurdu.

Her neyse, bunlar tanışıyorlarmış. Ben öğle molasında Demet ve anası ile yemek yiyordum dışarıda. Çiğdem Hanım geldi, kucaklaştılar falan. Demet ve ben işe döndük mola bitince. İkisi yemeğe devam ettiler. Aradan birkaç gün geçti, Demet’in anası yemeğe çıkalım akşam dedi. Tamam dedim. Buluştuk, otururken bir baktım Çiğdem Hanım geldi. Bir bayan arrkadaşıyla yemeğe gelmiş ama arkadaşının işi çıkmış, doğal olarak oyunmuş ben sonra öğrendim oyun bulunduğunu. Her neyse o gece yemekleri söyledik, içmeye başladık ki Demet’in annesine telefon geldi. Acilen kalktı gitti. Çiğdem Hanım ile kaldık başbaşa… Birer kadeh rakı ve balık yedik, ikinci kadeh dolmadan kalkıp gidecektim ki Demet’in annesinden mesaj geldi. “Müdürün’ün karısı bu gece senin. Tepe tepe kullan. Benden sana hediye” yazıyordu. Şaşkın yüz halimle Çiğdem Hanım’a bakınca “Anlaşılan Gülsevin bombayı patlatmış…” diye güldü. Masanın altından bir ayağını hafifçe ayağıma sürttü.” diye devam ederken. “MErdivende ne oldu onu anlat oğlum” diye dürttü Tuğçe. “O geceden sonrasında birkaç kez daha buluştuk Çiğdem Hanım ile. Müdür dönünce doğal olarak görüşemedik bir süre. Fakat bir gün bir geldi… deli gibi azmış… Ofiste kudurttu beni. En sonunda dayanamadım. “Yangın merdiveni” diye ileti attım. “Delisin sen” diye yanıtlayıp bana göstererek merdivene gitti. Birkaç dakika sonra peşinden gittim. “Müdür nerdeydi?” diye sordu Tuğçe. “Misafirleri vardı, toplantı yapıyorlardı sanırım” diye yanıtladım. İki kat yukarı çıkmış Çiğdem. “Yukarı gel” diye seslendi. İki kat yukarı çıkınca bunu merdivende otururken buldum. Kilodunu çıkarmış, bacaklarını aralamış kendini okşuyor. “harp… çabuk gel” diye inledi. “şaşırtıcı ve hayret verici azdım…” diye ilave edip direk fermuarıma saldıdı. Aletimi çıkarıp ağzına yerleştirdi hemen. Ben de acaip azmıştım sayesinde. Biraz ağzına aldıktan sonrasında hızlıca ayağa kalktı. Mini eteğini beline kadar sıyırdım. Bir bacağını iki basamak yukarı koyunca alttan girmeye başladım buna. Çatır çatır sikmeye başladım amını. İnlemeleri duyulmasın diye bil elimle ağzını kapatmış, diğer elimle de gömleğinin üstünden göğüslerini yoğuruyordum. Biraz da öyle becerdim Çiğdem Hanım’ı… aniden kendini çekip kurtardı. “Otur” dedi. Merdivenin basamağına oturdum. Çiğdem eteğini beline toplayıp yarağımın üzerine ata bine benzer biçimde oturdu sırtı bana dönük. Ağzına ulaşamadığım için kapatamamıştım. Çiğdem heyecanla yüksek sesle inlemeye başladı. Kendini kaybetmişti resmen. “Sessiz” diye fısıldadım. Sesini kesti birden. O arada bir kapı açılma sesi duyduk. İkimiz de buz kestik. Aşağıdan mı yukarıdan mı bilemedik. Sonra birkaç adım, kapı tekrar kapandı. Ucuz atlatmıştık, nerdeyse yakalanıyorduk. Kikirdedi Çiğdem Hanım… “bu şekilde yakalansak facia olur ikimiz için de” diyerek. “ama çok heyecanlı ve çılgınca” diye yavaş yavaş oturup kalkmaya başladı yine. Çiğdem kaç kere gelmişti o ara bilmiyorum. Ben de patlamaya yaklaşmıştım. Gözlerimi kapatmıştım ki “ayy” diyen sesiyle irkildim Çiğdem Hanım’ın.
“hanımın amından girdin, neresinden çıktın tanrı bilir” diye güldü Tuğçe. “Yok… Güvenlik görevlisi Ahmet… Burnumuzun dibinde, daha şu demek oluyor ki Çiğdem Hanım’ın burnunun dibinde. Sikini pantolonundan çıkarmış, kaldırmış, uzatmış hanımın ağzına” diye güldüm. “O ne ara geldi oraya” diye güldü Tuğçe… “Kapı açılıp kapanmış olduğunda gelen oymuş meğer, bizi görmüş, piç işte, ses etmeden çıkar şeklinde yapmış olup içeride kalmış. Takip etmiş, bizim gözler kapalı sessis sessiz bitmiş dibimizde. “Eee… Çiğdem ne yaptı ya!” diye sordu Tuğçe. “Dur dinle, devam ediyorum” dedim.

Ahmet kara sikini kaldırıp çıkarmış, Çiğdem Hanım’ın dudaklarına uzatmış. Çiğdem gaslınü açıp bunu görünce çığlığı bastı tabi. “Yala” dedi Ahmet Çiğdem’e. Ben de Çiğdem de donup kalmıştık. Çiğdem o ilk şok ile aletimi amından da kaçırmıştı. “Amındaki kadar büyük olmasa da ağzına yeter” diye güldü Ahmet. “Ahmet ayıp oluyor” dedim göz kırparak. İşbirliği yapmak zorundaydım. “cenk kardeşim, sen amı sikmeye devam et, bana ağzı yeter” diye güldü Ahmet. Benim sinyali almıştı. “esasen o aletin çıktığı yere girsem bir zevk almam kardeşim, sendeki de yarak değil maştanrı başka birşey” diye güldü. “Hadi Çiğdem Hanım, naz yapma, bak amına bir tane ağına bir tane…” diye seslendi Ahmet Çiğdem Hanım’ın siyah dalgalı saçlarını okşayıp başını kendine doğru çekerek. “Bak bunu yapacağım ama bir kere ve hiç kimseye anlatmak yok ona bakılırsa” diye titrekce seslendi Çiğdem. “Sen yalamaya başla yeter, merak etmeyin Çiğdem Hanım” diye güldü Ahmet göz kırparak. Bu piçin aklında ne olursa olsun birşeyler vardı. Neye sikilen ben değilim, Çiğdem düşünsün diye geçirdim içimden. “Söz ver Ahmet Bey” dedi Çiğdem Hanım. “Söz” dedi Ahmet. Bir yandan da pis pis gülüyordu.

Çiğdem elini uzatıp Ahmet’in ince yarağını sıvazladı birkaç kere. Sonrasında kendine doğru çekip Ahmet’in yarağını ağzına aldı. “Vayyy… Bir kerede yuttu” diye güldü Ahmet… Doğrulup aletimi sıvazladım. Çiğdem ne istediğimi anlayınca bir elini uzatıp aletimi sapından kavradı ve üzerine oturdu. Ahmet’ Çiğdem’in ağzıını, ben kadınlığını becermeye başladık. Çiğdem Hanım’da artık gene normala dönmüş, zevk almaya başlamıştı. Patlamam yakındı. Çiğdem kucağımda oturduğu için patlarsam sıvılarım pantolonuma geri gelecekti. Hafifçeçe öne iteledim. “Kalk” diye seslendim Çiğdem’e. Çiğdem Ahmet’in aleti ağzında kalktı üzerimden hafifçe. Bu kez Ahmet oturdu Merdivene. Aleti hala Çiğdem Hanım’ın ağzındaydı. Nereye patlayacağımı bilemedim. Tam o sırada Ahmet iyice gaza gelmiş olmalı ki Çiğdem’i ittirdi bana doğru hafifçeçe. Çiğdem ayağa kalkar şeklinde oldu fakat Ahmet onu kalçalarından yakalayıp kendine doğru çekti. Bizler bir anlamda Ahmet ile yer değiştirmiş olduk. Ahmet Çiğdem’in kadınlığına çoktan yerleştirmişti aletini. Ben de ağzına verdim. Çiğdem Hanım biraz yaladı, birkaç defa sıvazladı ki ağzına patladım. Somura somura tüm bunlarnı yuttu.

Tam üstümü başımı toparlamıştım ki aşağılardan bir yangın kapısı açıldı. “Ahmet, nerdesin” diye seslendi güvenlik Müdürü Cüneyt. Üçümüz de donup kaldık. Yukarı doğru gelmeye başlayınca Çiğdem telaşla kalktı Ahmet’in kucağından, Ahmet de hemen kalktı. Aklıma bir üst kattaki şaft arası geldi. Ahmet’e orayı gösterdim. Anladı. Usul usul ikisi yukarı çıkıp şaft boşluğuna girdiler. “Ahmet yok Cüneyt Bey, ben varım, biraz rahatsız hissetim kendimi buraya geldim” diye seslendiğimde birkaç basamak aşağıda duruyordu. “Hah.Cenk, sen misin? Başka kimse yok mu?” diye sordu. “Yok, benim” diye yanıtladım. “demin sanki başka kişiler vardı?” diye güldü Cüneyt Bey göz kırparak. Anlamamıştım ilk başta neye güldüğünü. “Yok, bendim” diye yanıtladım. Yaklaşıp fısıldadı “Ulan harp, yemin ediyorum kral çocuksun. Bundan sonrasında bu şirkette sana söz eden olsun, yan bakan olsun, sülalesini sikerim” dedi. Şaşırdım. Anlaşılan Cüneyt Bey de olayın farkındaydı. “Müdürünün karısını şirketin yangın merdiveninde düzecek adamdaki taşşak bu alemde kimsede yok.” diye güldü. “Ahmet piçi nereye saklandı?” diye sordu sessiz bir şekilde. Şaft arasını gösterdim. “Cüneyt Bey, fazla yüklenmeyin, dağılmasın, hep kullanırız” diye güldüm. “Lan bırak, tohumuna para mı saydın oğlum, siker eğleniriz işte canımız çektikce. Bu şekilde karıyı kim kaçırır” diye güldü. “Bedavadan orospu” diye ekledi fısıldayarak. O arada benim müdür hemen dibimizdeki kapıdan daldı merdivene. “cenk oğlum nerdesin, Çiğdem Hanım’ı görmüş oldun mü?2 diye sordu. Cüneyt Bey ve ben donup kalmıştık. Çantası senin ofiste olunca seni sordum. Yangın boşluğuna geldiğini söylediler diyince bakayım dedim” diye sordu. “Cüneyt bey hayırdır?” diye sorunca “Efendim, harp biraz rahatsızlanmış, ondan gelmiş, ben de yangın kapısı açık alarmı alınca geldim yukarıya” diye yanıtladı. “Haaa.. Ofiste millet onu mevzuşuyordu demekki. Yangın merdiveninde birileri var diye ürkü olmuşlar biraz sanırım” diyince. Yok cenk efendim” diye yanıtladı Cüneyt Bey. “her neyse, iyi misin şimdi?” diye sordu müdür. “iyiyim. Gelirim şimdi Müdürüm” diye yanıtlayınca o dönerek gitti. Cüneyt Bey ve ben soğuk terler dökmüştük. “harp hadi sen kaybol, ben de işin boku çıkmadan şu karıya bir gömeyim, sırrımız baki” diye güldü. Güldüm ve yangın kapısından ofise doğru çıkmaya yönelirken Cüneyt Bey de üst kata doğru çıkmaya başlamıştı.”

“Ohaa…. Karı baya orospu olmuş… ” diye güldü Tuğçe. “sonrasında sikmiş mi Cüneyt” diye sordu. “O gün benden sonrasında Cüneyt üst kata çıkmış. Sessiz kalın Ahmet şaft boşluğunun kapağını hafifçeçe aralamış. Bunu görmüş fakat ses etmemiş. Çiğdem’in Cüneyt Bey’i göremeyeceği bir şekilde ağzına patlamış. Çiğdem Ahmet’i tembihlerken de arkadan Cüneyt öksürünce doğal olarak birazcık karışmış ortalık önce” diye devam ettim. “Ee… sonra ne olmuş, sikememiş mi kısaca?” diye tekrar sordu Tuğçe. “O gün değil, ama 1 hafta sonra…” diye yanıtladım. “Karı iyice orospu oldu yani…Cüneyt mi anlattı sana?” diye sorunca “Yok, ben de oradaydım” diye yanıtladım. “Ohaa… Naaptınız lan kadına!” diye güldü Tuğçe. “Cüneyt Bey ve Ahmet bunu iyice sıkıştırmışlar bigün. Yoksa anlatırız diye, Çiğdem Hanım da ölürüz biteriz diye bana geldi. O aralar birşey oldu benim müdür yurt dışından dönünce bir şeyden kavga ettik. Baya bi canım sıkıldı. Aslına bakarsak gidip Cüneyt ve Ahmet ile zorlamayın diye konuşacaktım ama gidip nerde sikeriz, nasıl sikeriz planı yapmış oldum. Sonra da Çiğdem’e dönerek ille de istiyorlar ayağı çektim. Çiğdem de bir kereye mahsus diye kabul etti.” diye anlatmaya başladım.

“Tamam.. Madem kurtuluş yok, ama bak harp sen de ol ne olursa olsun, beni onlara bırakma. Ve ne olur birşey yap, ikna et, tekrar olmaz kısaca bak” dedi Çiğdem beraber onun otomobiliyla otoparka girerken. “Tamam, merak etme. Ben mevzuştum, son defa olacak” diye yanıtladım. Arabayla şirketin kapalı otoparkının en alt katına indik. Dipde arka tarafta sığınık var orda hatırlarsan” diye dedim. “Evet… Hatırlıyorum” diye yanıtladı Tuğçe. Çiğdem’in arabayı tam sığınağın girişine park ettik. Cüneyt ve Ahmet, sığınağın kapısını içerden açtılar, bizi içeri aldılar. Hatta ben müdürden o gün öğlenden sonra için izin bile aldım” diye güldü. “insanın karısını sikmek için adamdan izin aldı… Yazık be adama” diye güldü Tuğçe. “her neyse, arabadan inip içeri girdik. Ahmet ve Cüneyt’in gözleri parlıyordu. Çiğdem üzerine bir tshirt, bir de kot pantolon geçirip gelmişti. Fakat makyajı falan tamdı doğal olarak. Yüksek topuklu ayakkabılar, siyah v yaka tshirt… Karı o paspal haliyle bile sex abidesi gibiydi. Cüneyt ve Ahmet kibarca karşıladılar. Piçler içecek falan bile hazırlamışlar. Öğrenmişler Çiğdem Hanım’ın viski sevmiş olduğini, 1 şiye jack almışlar. Sek ikram ettiler. “Çok teşekkür ederim… Bakın yine söylüyorum, bu sadece 1 defa ve son defa olacak. Yenidenı olmayacak, bu şekilde mutabık kaldık. Delikanlı şeklinde sözünüzü tutarsınız umarım” diye çıkıştı Çiğdem Hanım. “Çiğdem Hanım, saslımüzü verdik, bir daha söylüyorum kendi adıma söz, sizden bu şekilde bir talepte tekrar bulunmayacağım, Ahmet de öyle, değil mi Ahmet?” diye gülerek Ahmet’e döndü Cüneyt Bey. “şu demek oluyor ki, elbet, tekrar bizler sizden talepte bulunmayacağız, söz” diye yanıltadı. “Bak, eğer böyle birşey isterseniz, ararım karılarınızı, analarınızı, babalarınızı, anlatırım bana ne icra ettiğinızı, ben yanarım, siz de yanarsınız” diye çıkıştı Çiğdem. “Tamam, sakinleşelim. Merak etmeyin Çiğdem Hanım, bak arkadaşlar da söz verdi, gerilmenin anlamı yok.” diye araya girdim. “Hadi birek tane viski içelim, biraz gevşeyelim” diye plastik bardaktaki iki parmak viskiyi çaktım. Beni Ahmet ve Cüneyt takip etti. Sona da Çiğdem Hanım kaldı. Çiğdem Hanım viski bardağını kenara bırakınca Cüneyt yöneldi Çiğdem Hanım’ın eline doğru. Bir adım atıp yaklaştı ve elinden tuttu. Sonra dudaklarına uzanmıştı ki “Öpüşmek yok… ” diye geri çekti başını Çiğdem Hanım. “Tamam, nasıl isterseniz” diye yanıtladı Cüneyt… Elini yavaşça Çiğdem Hanım’ın kot pantolonunun üzerinde gezdirirken. Çiğdem Hanım put benzer biçimde duruyordu. Cüneyt Bey’i Ahmet takip etti ve Çiğdem Hanım’a arkadan yanaştı. O yanaşınca Cüneyt Bey ellerini Çiğdem Hanım’ın göğüslerine götürdü usulca. Hafifçeçe okşadı. Çiğdem Hanım gaslımün içine bakıyordu birşey olsa da bu ikisinin arasından kurtulsam diye. Tabi benim onu kocasından intikam almak için oraya getirdiğimi bilmiyordu. Gerçi birazcık da vicdan yaptım o esnada o da ayrı” diye devam ettim anlatmaya.

Bunun ikisi küçük minik okşamaya başladı Çiğdem Hanım’ı. Sonra Cüneyt Çiğdem Hanım’ın siyah tshirtünü çıkardı. Ahmet de siyah dantelli süteninin kopçasını çözdü. Sütyeni düşünce Çiğdem Hanım biraz utanarak elleriyle göğüslerini kapattı. Öncesinde ikisin de uyarmıştım. Yavaş olun, sakin olun, karı azsın gerisi gelir diye ikisini de. Sabırsızlanıyordu ikisi de. Bana baktılar. Yavaş yavaş diye işaret ettim. Bu defa biri sağ tarafına diğeri sol tarafına geçti çiğdem hanım ve gri pantolonlarının altındaki kalkmış aletlerini Çiğdem Hanım’ın bacaklarına dayadılar. Çıplak tenine hiç dokunmadan bir tek erkekliklerini kalçasının yanaklarına dayayıp Çiğdem Hanım’ın kot pantolonu üzerinden küçük ufak okşadılar. Çiğdem eninde sonucunda azacaktı. Ahmet minik bir öpücük kondurdu Çiğdem’in omzuna. Çiğdem dönerek Ahmet’e baktı. Onu Cüneyt’in öpücüğü takip etti. Çiğdem dönerek bana baktı. Aralarından sıyrılıp bana doğru geldi. Bir tarafı yavaş yavaş azmaya başlamıştı belli fakat bir taraftan da kızgınlığını atamıyordu. Ne yapmaya karar vermesine yardım etmemi bekler gibiydi. “Eninde nihayetinde olacak… arabada mevzuşmuştuk. Bak oldukça kibarlar. Zorlama yok. Fakat bence tadını çıkarın” diye mırıldandım gülümseyerek. “Hem aslına bakarsanız kocanız sizi onlarca defa aldatmadı mı? Hatta iki kadınla birden aldattığını söylemiştiniz… İşte size intikam fırsatı, iki değil üç adam” diye mırıldanınca Çiğdem Hanım’ın gözleri güldü.

“Oha… senin müdür bunu aldatıyor muydu? Hem de iki hanımla!” diye şaşkınlıkla sordu Tuğçe. “doğrusu, öyleymiş, anlattı birazcık bir şeyler, hatta bir yurt dışı tatilinde resmen odada basmış bunu, ondan sonrasında da zinciri kırmış.” diye güldüm. “Bak seen.., benim hesap…” diye güldü Tuğçe. “Aldatılanın intikamı aldatmakla olur… Hel de basıldıysan, boynuzun kralını takarlar adama” diye hışımlandı Tuğçe. “Aynı yolun yolcususunuz şu demek oluyor ki” diye takıldım. “Manyak…” diye güldü. “Eee.. Sonrasında ne oldu?” diye sorunca ben de anlatmaya devam ettim.

“tabi Çiğdem gazı alınca uzanıp dudaklarıma yapıştı. Bir yandan da elleriyle pantolonunun düğmesini açmaya çalışıyordu. Beceremeyince öpüşürken açmayı, geri çekildi. Sonrasında düğmeyi açmaktan vazgeçti. Yüzünü Ahmet ve Cüneyt Bey’e dönerek. “Bir tane daha viski alabilir miyim?” diye seslendi. Doğal olarak göğüsleri meydanda olunca ikisi de Çiğdem’in iri ve dolgun göğüslerine kilitlenmişti. “Hadii… viski lütfen” diye güldü Çiğdem. Kendinize de alın fakat” diye ekledi gülerek. Ahmet derhal şişeyi kaptığı gibi geldi. Bardakları da Cüneyt getirdi. Dördümüze yine viski doldurdu Ahmet. Çiğdem bardağı alır almaz tepesine dikti. Ahmet ve Cüneyt tam içeceklerdi ki “yoook… bardaktan değil, burdan için” diye uzanıp bardakları aldı ellerinden ve viski bardaklarını göğüslerinin üzerine boşalttı. AHmet ve Cüneyt şaşkınlıkla kaldılar. “Hadi… ne bekliyorsunuz!” diye seslenince Çiğdem Hanım ikisi de yanaşıp ufak minik yalamaya başladılar Çiğdem’in göğüslerini. “ohhh” diye mırıldandı ve ikisinin de başını göğüslerine bastırdı. Artık oku yaydan çıkarttırmıştı Çiğdem. Ahmet sol göğsüne, Cüneyt sağ göğüne deli benzer biçimde saldırmaya başladılar. “Yavaş… çılgınlar” diye güldü Çiğdem. Gözlerini hafiften kısmıştı bile. Ben tekli koltukta oturup önümdeki viski şişesinin keyfinı çıkarmaya devam ediyordum. Bir de sigara yaktım yanına. Baş rolünde Çiğdem Hanım’ın olduğu, kurgusu bana ilişkin canlı pornoyu izlemek keyifli gelmişti.

Ahmet Çiğdem’in kot pantolonunun düğmesini açtı ve fermuarını indirdi. İkisi birden kadının bacaklarından kot pantolonu aşağıya doğru sıyırdılar. Ama ne sıyırma… Esmer teni ortaya çıktıkça yalayarak ayak bileklerine kadar indiler. Çiğdem’in topuklu ayakkabılarını çıkarttılar, sonrasında kot pantolonu tamamen çıkartıp topuklu ayakkabılarını geri giydirliler. Yukarı doğru okşaya okşaya çıkarken Cüneyt ön taraftan, Ahmet arka taraftan yalaya yalaya çıktılar. Cüneyt siyah dantelli kiloda ulaşınca derin derin kokladı “ooohhhh… mis gibi… sosyatik amcıklar bu şekilde mi kokar” diye mırıldandı. Bu Çiğdem’in hoşuna gitmişti. Kikirdedi. Eliyle Cüneyt’in başını bastırıp “Sen bir de keyfina bak” diye yanıtladı gülerek. Cüneyt tangayı olduğu gibi sıyırdı aşağıya bir anda ve direk Çiğdem’in kadınlığına daldı. Deli şeklinde yalıyor, ısırıyor, okşuyordu. Ahmet de arka tarafta Çiğdem’in kalçalarını okşuyor, sıkıyordu. “Götü bile mis benzer biçimde kokuyor orospunun” diye seslenince Çiğdem iki eliyle kalçalarını yakalayıp iki yana ayırdı. “Sen de onu yala bakalım…” diye seslendi. Ahmet de hiç vakit kaybetmeden kara deliğine daldı. Azca çok deliklerin sahibi ortaya çıkmıştı minimumından ilk pozisyon için.

“Ohhh… savaş bak Cüneyt ve Ahmet iyi mi sikecekler beni” diye inledi Çiğdem. “Orospu çocuğu kocam olacak müdürün var ya, bu amın, götün göğüslerin kıymetini bilmedi hiç.” diye seslendi. Güldüm. “Bak Ahmet ve Cüneyt iyi mi yalıyorlarrr… ohhhhh…” diye inlemesi ikisini de iyice gaza getirdi. “Sen iste yeter Çiğdem Hanım, bizler kocanın boynuzlarını her daim parlatırız” diye gevrek gevrek seslendi Cüneyt. “ohhh… ” diye inledi Çiğdem. Cüneyt iki parmağını Çiğdem’in kadınlığına sokup çıkarmaya başlayınca yavaşça ayağa kalktı yalaya yalaya Çiğdem’in kasıklarını, göbeğini ve göğüslerini. Çiğdem Cüneyt Bey’in başını iyice yukarıya çekip dudaklarına yapıştı önce. Öpüşmeye başladıklarında Ahmet aşağıda başını aradan Çiğdem’in amına sokmuştu resmen. Elleriyle iki taraftan iyice ayırdığı kalçalarının arasından amını dillerken Çiğdem’in, Ahmet parmaklarını çekmiş göğüslerini yoğuruyordu. Çiğdem’in eli Cüneyt’in pantolonunun önüne uzandı. Hızlıca fermuarını açmaya çalıştı. Cüneyt geri çekilip kemerini çözüp pantolonunu donuyla birlikte aşağı indirdi. Aceleyle ayakkabılarını, çoraplarını çıkardı. Çiğdem Ahmet’in ağzından amını ve götünü kurtarıp Cüneyt’in yarağına yöneldi yere diz çökerek. Ahmet de hemen üstünü çıkardı.

Cüneyt’in aleti Ahmet’inkinden birazcık daha kalındı. Ama uzunlukları aynıydı neredeyse. Çiğdem Cüneyt’in kalkmış yarağını boğazcaına kadar soktu bir seferde. Ayrıca Ahmet hemen yüzünün yanında sonlanmış oldu. Ben de keyifle viski içip canlı porno izyemeye devam ediyordum. Ahmet yarağını Çiğdem’in boynuna sürtüyor, başını saçlarının içinde dolaştırıyor, arada yanağına uzatıyordu. Çiğdem Cüneyt’in aletini ağzından çıkarıp eliyle sıvazlamaya başlarken boşta duran Ahmet’in aletini bir çırpıda ağzına aldı ve taşaklarına kadar yuttu. Ahmet’ten derin bir “ohhhh…” sesi çıktı. Çünyet eğilip Çiğdem’in göğüslerini okşamaya başlayınca Çiğdem Ahmet’in aletine daha iştahlı saldırdı. Boynunu döndürmekten yorulmuş olmalı ki Çiğdem Ahmet’i tam önüne çekti. Ayrıca ister istemez de öne doğru hafifçe eğildi. Cüneyt bu sefer Çiğdem’in arkasına geçti ve dizlerinin üzerine çöktü. Çiğdem’in kalçalarını okşayıp yaladı bir süre, sonrasında da kadınlığına uzandı elleri. Anlaşılan yerleştirmeye başlayacaktı Cüneyt ki Çiğdem birden doğruldu ağzındaki Ahmet’in aletini çıkarıp. Dönerek Cüneyt’in dudaklarına yapıştı. Sonra da kendini geriye çekip “Oraya önce bu günün mimarı harp’in koca yarrağı girecek” diye güldü. İkisinin arasından çıkıp yanıma geldi. Sehpada duran viski şişesini tepesine dikip bir yudum aldı ve ağzında çalkalayıp yuttu. Tam karşımda ayakta durup Cüneyt ve Ahmet’e “birazcık da siz seyredin azcaın..” diye gülerek bana dönüp tam aletime kadar eğildi ayakta. Pantolonumun içindeki canavarı alelacele çıkarttı. Esasen çoktan kaskatı kesilmiştim ve açıkası beyaz sıvılarım ufak ufak aletimin başından kiloduma da akmıştı. Önce diliyle tam deliğine uzandı ve oradaki birkaç damla sıvıyı dilinin ucuna alıp yalana yalana yuttu. Sonra ağzına almaya başladı. Başını alıp biraz emdi. Sonrasında aşağı doğru indirip ağzını yarısını ağzına kadar soktu.

Ahmet ve Cüneyt, arka tarafta yarakları ellerinde sıvazlaya sıvazlaya Çiğdem’in bana yaptığı oral seksi ve kabak gibi ortaya çıkmış kadınlığını izliyorlardı. Çiğdem birkaç defa somurduktan sonra aletimi ağzından çıkardı ve doğruldu. Kalçalarını bana döndü. Bacaklarımın arasına girdi ve eliyle aletimi sapından kavrayıp dikleştirdi. Kadınlığının dudaklarına birkaç kere sürttükten sonra üzerine oturmaya başladı… “ooh… yarrak söylediğin böyle olur… yara yara ileryecek” diye inledi. Birkaç saniye sonrasında köküne kadar almıştı aletimi kadınlığına. “oohh… özlemişim mideme kadar sokmanı” diye mırıldanıp yavaşça kalktı. Yarısına kadar erişince yine oturdu. İyice alışınca hızlanmaya başladı hareketleri. Kendini bana iyice yaslayıp ellerimi göğüslerine götürdü, bir yandan aletimin üzerinde oturup kalkıyor, öteki taraftan bana göğüslerini okşatıyordu. Sonra her zamanki şeklinde çığlıkları başladı. Yakaladığı ritmi kaybetti ve şuursuza oturup kalmkaya, bedenini sağa sola kıvırmaya, göğüslerini yoğurmaya, bacaklarımı tırnaklamaya ve hatta taşaklarımı okşayıp sıkıp bırakmaya başladı. İçinden akan sıcak sıvıları aletimin üzerinde hissediyordum. Yalnız sıvılarının sıcaklığını değil, titremeleri ve kasılmaları, kalbinin atışı dahi resmen aletimin üzerindeydi. Sonra birden durdu. Ellerini dizlerimin üzerine koyup öne doğru eğildi. Ahmet ve Cüneyt, Çiğdem’in bu orgazm şölenini izlerken kendilerini patlamamak için zor tutmuşlardı anlaşılan ki Çiğdem durup birkaç nefes alınca Cüneyt yanaştı ve Çiğdem’in ağzına götürdü aletini. Çiğdem önce eline aldı Cüneyt’in aletini, küçük ufak okşadı. O arada Ahmet de yanına gelince onu da eline aldı. Ikisini küçük ufak okşadı. Sonrasında iyice önüne çekti ve ikisinin yarağını birbirine birleştirdi. Ahmet ve Cüneyt önce irkildiler. Ama ses çıkaramadılar. Çiğdem ikisinin birden aletini sapından kavrayıp kocaman açtığı ağzının içine yerleştirmişti bir hamlede. Ağzında öylece tuttu. Somurmaya başladı muhtemelen ki Ahmet ve Cüneyt’in yüz ifadeleri değişmeye başladı. Bu arada da yavaş yavaş oturup kalkmaya başlayınca şenlik tamamlanmış oldu. Ona yardımcı olmak için ellerimle kalçalarını aşağıdan kavradım ve yukarı aşağı kaldırıp indirmeye başladım. Ben bu şekilde yapınca Çiğdem hareketlerini benim denetimüme bıraktı. Ahmet ve Cüneyt’in aletlerini ağzından çıkarıp biraz sıvazladı ayrı ayrı. Tam birleştirip yeniden ağzına sokacaktı ki Cüneyt Çiğdem’in bileğinden kavrayıp onu kucağımdan kaldırdı. “Şu amın keyfine birazcık da bizler varalım Çiğdem Hanım, adam aslına bakarsan 5 şeritli otobana çevirdi” diye gülerek. Çiğdem güldü onun bu lafına… itiraz etmeyince de Cüneyt Ciğdem’i yere çömeltti kendiyle birlikte. Göğüslerini biraz yalayıp yoğurduktan sonra arkasını çevirdi. Çiğdem’in başı tam benim aletime gelecek şekilde domaltıp aletini kadınlığına sürttü birkaç defa. Sonrasında da içine bir çırpıda soktu. Çiğdem hissetmemişti bile. Zaten Cüneyt’de “savaş, falloş etmişin karıyı iki dakkada” diye gülmeye başladı. Çiğdem de gülmüştü. Eliyle uzanıp aletimi sıvazlamaya başladı, sonrasında taşaklarımı yalayıp ağzına soktu. Arkadan Cüneyt pompaladıkça Çiğdem benim aletime daha çok atakyor, somuruyordu. Ben daha fazla dayanamadım ve Çiğdem’in ağzına patlamaya başladım. Cüneyt benim patladığımı anlayınca önce yavaşladı. Çiğdem’i biraz kendine çekti ve sonra arkadan sertçe vurmaya başladı. Çiğdem’in kilitorisini muhtemelen taşaklarıyla dövüyordu. Çiğdem gene çıldırmaya başlamıştı. Ayrıca Ahmet izlemekten katılmaya geçmeye karar vermiş olmalı ki Çiğdem’in arkasına doğru hareketlendi. Cüneyt’in yerini almaya niyetliydi ki Cüneyt böğürerek Çiğdem’in kalçalarının üzerine boşalmaya başladı. Cüneyt aletini dışarı çekip kalçalarına boşalınca Çiğdem hiddetle “Orospu çocuğu, içine niye patlamadın” diye çıkıştı. Cüneyt donup kalmıştı Çiğdem’in bu tepkisine. “Ahmett… gir patlat iiçime çabukk” diye inledi Çiğdem. Ahmet hiç sektirmeden dizlerinin üzerine çöktü. Cüneyt kendini yana nasıl attığını dahi anlamadı eminim. Ahmet girip çıkmaya başlayınca Çiğdem yine keyfe geldi hızlıca ve yine çıldırma noktasına geldi. “ohhh.. Minik siklim, iş sendeymiş, sik beni, içimi dölle” diye inleyince Ahmet “orospumuz… amını döllüyorummm” diye böğürüp boşalmaya başladı. Çiğdem birden kendini geriye doğru atıp Ahmet’in tam anlamıyla kucağına oturdu ve onu götünün üzerine yere oturtup aletinin üzerine yerleşti. Ahmet hareketsizce sırt üstü kaldı yerde. Çiğdem de öne doğru eğilip soluklanmaya başladı.

Visi şişesine uzanıp bardağımı doldurdum. Bir sigara yakıp içmeye başladım. Gaslıme yanımdaki Çiğdem’in çantası ilişti. İçinde ıslak mendil kesin vardı. Aletimi ıslak mendille silip dükkanı kapattım. Cüneyt bir yanda, Ahmet Çiğdem’in altında nefes nefese kalmışlardı. Çiğdem kendine erişince yavaşça ayağa kalktı. Kadınlığındaki sıvıları Ahmet’in göbeğine akıttı önce kahkaha atarak. “harp’ciğim teşekkür ederim” diye gülerek bana doğru yaklaştı. “Islak mendil rica edebilir miyim?” dedi. Uzattım. Kadınlığındaki geri kalan pisliği temizledi. Viski şişesine uzanıp bir yudum aldı. Ağzını çalkalayıp yuttu. Cüneyt ve Ahmet’e yöneldi. Çırıl çıplak onların önünde diz çöktü. Ahmet’in ağzına uzzattı şişeyi ve ona viski içirdi. Sonra da aynısını Cüneyt’e yaptı. “Bunu saymıyorum, çabuk pes ettiniz” diye gülerek ikisinin de küçüllmüş aletini gösterdi. İkisinden de ses çıkmayınca ayağa kalkıp geri bana doğru yürüdü. Yerden kot pantolonunu, kilodunu alıp giydi. Sütyenini ve thirtünü giyip çantasına uzandı. “Cenkciğim, ben hazırım, hadi gidelim” diye seslenince gülerek ayağa kalktım. “Abiler görüşürüz” diye vedalaştım hızlıca ve geldiğimiz yerden geri önce otoparka gittik. Çiğdem kıs kıs gülüyordu. “her neyse, aslında zevk de aldım fakat hemen öyle cozutmasınlar. Tadı damaklarında kalsın ki sözlerini tutamasınlar” diye güldü Çiğdem. “isteseler gene geleceksin doğrusu” diye yanıtladım… “Sensiz olmaz…” diye gülerek yanağıma bir öpücük kondurdu. “başrol sensin, onlar figüran” diye ekledi gülümseyerek

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

sex hikayeleri seks hikayesi seks hikayeleri erotik hikayeler erotik hikaye 31 seks hikayeleri porno hikayeleri türkçe sex uzun sex hikayeleri mersin escort mardin escort manisa escort kayseri escort kars escort artvin escort rize escort konya escort aydın escort antalya escort porno film izle porno film hd porno film porno izle escort ankara kızılay escort ankara escort izmir escort antalya escort izmit escort izmit escort sakarya escort full film izle escort istanbul bodrum escort porno escort bursa hos vakit gecirecek escortlar hd porno porno92