Abimin Çıtır Baldızını Siktim

Ablam evleneli yaklaşık iki seneyi felan buluyor. Bende o süreç içerisinde üniversite sınavlarına iki kez hazırlandım ve ikisinde de maalesef kazanamadım. İkisi bir başka deyişle mutfakta kimi hazırlıklar yapıyorlardı.adeta yüzüme manalı manalı bakıyorlarmış gibi geldi,. Televizyonu açtım, yengemle hatun kardeşi mutfakta bir başka deyişle şeyler hazırlıyorlar, huzme yengemin hazırladıklarını masaya getiriyordu. Odaya her girişinde yüzüme bakıyor, yeğni gülümsüyordu. Üzerine nefis bir başka deyişle kot giymiş, her dönüşünde hemen peşinden bakıyorum. Karşıda bir başka deyişle gözgü Mevcut, o da çıkarken aynadan kendisini izlediğimi ayrım ediyor ve Denetim ediyordu. Şu kot pantolon muhabbetinden çok rahatsız olsam da belli bir zamana kadar artık yapacak pek bir şeyiniz kalmıyor çünkü istemsizce dar elbiseler giyiyorsunuz ve yaparsın dişleri sıkıp oturmaktan başka çare yok. Yengem arada bir başka deyişle mutfaktan bana havadan sudan laflar uzatıyor, bayramlık ağzımı açıp verilebilecek en kestirme cevapları veriyorum. Lakin şu hatun iki de bir başka deyişle ne gülümseyip duruyor anlamıyorum. Ah ulan huzme, açıkta bir başka deyişle şey mi gördün demek geliyor içimden fakat o kadar… fakat erkeklik gurur ve şuurum öylesine havalarda ki kendimi tam bir başka deyişle bey gibi hissediyordum. O şekil havalardayım başka bir başka deyişle deyişle, oturuşum, duruşum dahi değişti adeta. Büyük abim geldi, ooo koçum geldin mi, akşama Galatasaray’ın maçı Mevcut, beraber izleriz diye konuştu. İşin Enteresan tarafı ben Fenerliyim fakat bensiz de hiçbir başka deyişle şey içine sinmez. Benimle tartışmaktan büyük bir başka deyişle keyif alır. Fenerbahçe’nin kazandığı her maç bizim için çok önemli bir yere sahipti. Sofraya dördümüz oturduk, ağabeyim rakısından bir başka deyişle yudum çekerken, bu maç ne olur diyor, ben de karşı takımın iyi olduğunu söylüyorum, buna keyif oluyor.Bir fasıla huzme bir başka deyişle kadeh henüz getir, bizim oğlan da artık büyüdü, rakıdan bir başka deyişlekaç yudum içmek hakkı diye konuştu. Ben sesimi çıkarmıyorum. Bir bardak henüz geldi sofraya Gene özdeş gülümsemeyle… Serde erkeklik Mevcut, bir başka deyişleaz da rahatlama duygusuyla kadehi yarılayıverdim. Büyük abim “Hooopsssss” diye bir başka deyişle ses çıkardı. Yavaş aslanım bir başka deyişle yere mi yetişeceksin. Herkes gülümsedi. Sofradan kalktığımda başım dönüyordu fakat kimseye belli etmemeye çalışarak tekli koltuğa çöküverdim. Hep Selin’i düşünüyordum, esmer olduğu halde niçin saçlarını sarıya boyatıyordu bu hatun? Maç başladığı anda itibaren abimle yengem yanda oturuyorlardı. O ise tam karşımda oturuyordu. Selin’e bakıyordum çaktırmadan bir başka deyişleaz da maça… Sonra ne olduğunu hatırlamıyorum, ben kendimi kanepede uzanmış durumda buldum. Maç bitmiş, ağabeyimle yengem masanın başında kağıt oynuyorlar, huzme yanı başıma oturmuş bana gülümseyerek bakıyordu. Büyük abim uyandığımı görünce Çok karıştırdın, için bulanıyor mu diye konuştu. Yok hayır dedim ve kendime göre bir karar vermeye başladım. Bende birisiydim. Yengemin söylendiğini duyuyordum. Ağır geldi çocuğa, rakı, bir başka deyişlea, şarap… alışık değil bünyesi diyordu. Yahu ben bir başka deyişle ayı ne vakit içtim, şarabı ne vakit kaçırdım, hiçbir başka deyişleini hatırlamıyordum. Büyük abim bana Selin’in hatırlayıp hatırlamadığımı sordu, ben şaşırdım, bu ne demek şimdi dedim. Büyük abim bastı kahkahayı. Memet, huzme karıştırıyordun ya… Az mı sarıldın kızcağıza diyordu..Ben Selin’in baktığımda kızın yüzü kızarıyordu. Ulan başka bir başka deyişle bok yemedik inşallah diye geçiriyorum. Yengem Gene sakin tavırlarla, bozma şimdi çocukları diye konuştu, bir başka deyişleaz eğlendiler ne Mevcut. Aman tanrım, hiçbir başka deyişleini hatırlamıyorum. Biraz sonra yengem bana şekersiz bir başka deyişle kahve getirdi. abes ver takma kafana ağabeyin abartıyor diye konuştu. Büyük abim oradan hala kıs kıs gülüyor. huzme ve ben suskunuz. Ben tabii ki şaşkın. Ben şaşırdıkça ağabeyim, basıyor kahkahayı. Surata bak surata diyor. Nasıl görünüyorsam artık. Sonra ben müsaade istedim Taraf odadaki kanepeye yattım, hala başım zonkluyordu. Bir taraftan da neler olup bittiğini hatırlamaya çalışıyorum fakat nafile. Gecenin bir başka deyişle yarısı içimden gelen bir başka deyişle bulantı ile uyanıp tekrar tuvalete koştum.

Rahatladım, elimi yüzümü yıkadım, üzerimde yalnızca bir başka deyişle şortum Mevcut. Odaya dönerken başka odanın penceresinde bir başka deyişleinin oturduğunu ayrım ettim. Selin’in bu. Odaya yöneldim ve ne yapıyorsun dedim. Uyku tutmadı diye konuştu. Yanına oturdum, benim de uyuyacak halim yoktu. Fısıltıyla konuşuyorduk, Selin’in iki lafının bir başka deyişlei can sıkıntısıydı. Yüzünü zor seçiyordum, ah bir başka deyişleaz Fer olsa diye içimden geçiriyordum ki… Selin’in soluğunu yakınlarımda hissetmeye başladım, bana bir başka deyişleaz henüz yaklaşmıştı. Bu sırada sıra dizime değdi. Sıcaklığını hissediyordum. Gene bana bir başka deyişle şeyler olmaya başlamıştı. Zapt edilmez bir başka deyişle duyguyla havalanıyor ve sertleşiyordum. Elim yanlışlıkla göğüslerine çarpmıştı, bende istemeden oldu havasına kapılarak pek bir şey söylemedim. Bir muzırlık düşünüyordum ki, o can Müşteri bir başka deyişle konu açtı. -Kız arkadaşın Mevcut mı? diye konuştu. -Yok dedim. -ya senin bey arkadaşın Mevcut mı diye sordum. -hayır yok diye konuştu. -Hiçbir başka deyişle kıza sarıldın mı, öptün mü diye konuştu. -Yooo hayır dedim. -Gel size ne göstereceğim diye konuştu. Elimden tuttu, koridorun ışığına yakın bir başka deyişle yere gelince ağabeyimin dergilerinden bir başka deyişleinin elinde olduğunu ayrım ettim. -Şuna baksana diye konuştu. Derginin kapağında devasa aletli bir başka deyişle adam kadının bir başka deyişleini domaltmış beceriyordu. Artık zıvanadan çıktım. soluk nefese idim. Kapağı açtım, bir başka deyişle sıra resim değişiklik değişik pozisyonları gösteriyordu. Bu sırada : -ben korkuyorum, diye konuştu. -Hayırdır dedim. -Erkeklerden korkuyorum, hem merak ediyorum, hem korkuyorum diye konuştu. Sustuk. -Onların aletleri çok büyük diye konuştu. -Olsun alışırsın dedim. Gülümsedi. Önümdeki kabarıklığa baktı. -Ama henüz erken diye konuştu. -Ne için dedim. -Bir erkekle yatamam, korkarım diye konuştu. -Olsun dedim. Elini uzattı, yanağımı okşadı. -Ama bir başka deyişle öpücük, Ufak bir başka deyişle kaçamak kötü olmaz diye konuştu. Yanağıma uzandı Ufak bir başka deyişle öpücük kondurdu. Ben de elini tuttum, dudağından henüz büyük bir başka deyişle öpücük aldım. Birbir başka deyişleimize baka kaldık. Sonra bir başka deyişle Ufak öpücük henüz, bir başka deyişle dudak daha… Bir dudak daha… derken soluk nefese kaldık. Ben tekrar onu kanepeye götürdüm. Kanepe de istemsizce saatlerce öpüştük. Dudaklarını ısırmaya başladım. Dilini emiyorum. Yüzünü yalıyorum. Memelerini sıkıyorum, avuçluyorum. Memelerini açmak istediğimde tepki koydu. Kapadı. Olmaz diye konuştu. yalnızca görmek istiyorum dedim. Hayır diye konuştu. Öpüşelim, öpüşmeye sürek ederken ben onunla yere yuvarlandım. Aletim kaskatı, üzerinde bacaklarının arasından tazyik yapıyorum.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

sex hikayeleri seks hikayesi seks hikayeleri erotik hikayeler erotik hikaye 31 seks hikayeleri porno hikayeleri türkçe sex uzun sex hikayeleri mersin escort mardin escort manisa escort kayseri escort kars escort artvin escort rize escort konya escort aydın escort antalya escort porno film izle porno film hd porno film porno izle escort ankara kızılay escort ankara escort izmir escort antalya escort izmit escort izmit escort sakarya escort full film izle escort istanbul bodrum escort porno escort bursa hos vakit gecirecek escortlar hd porno porno92